CHP’den Süper Kupa açıklaması: Sorumluları aklayacak işlerin içinde olmayacak, kendi özgün tavrımızı göstermeye devam edeceğiz

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Suudi Arabistan’da yaşanan Süper Kupa krizi hakkında açıklama yaptı. CHP Grup Başkanvekillerinin imzasıyla yapılan açıklamada, “Atatürk’e ve milli değerlerimize yapılan saygısızlıklara sebep olan pazarlıkların tarafı olanlarla aynı bildirilere imza atmayacağız.” denildi. 
 
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Süper Kupa finalinde yaşanan krizle ilgili muhalefete yüklenmiş, “CHP ve şürekası ders vermeyi bıraksınlar şayet samimiyseler gitsinler önce bölücü örgütün uzantısı ittifak noktalarından hesap sorsunlar. Dünkü olayın mecrasından çıkarılarak şov ve provokasyon malzemesi yapılmasına müsaade edemeyiz” ifadelerini kullanmıştı.
 
Bugün CHP Grup Başkanvekilleri Burcu Köksal, Gökhan Günaydın ve Ali Mahir Başarır imzasıyla yayımlanan açıklamada Erdoğan’a yanıt da verilerek şu ifadeler kullanıldı: 
 
“Fenerbahçe ve Galatasaray Cumhuriyet’in ilanından önce kurulmuş iki güzide kulübümüzdür. Bu kulüplerimizin Cumhuriyetin 100. yılında oynayacağı Süper Kupa finalinin Türkiye’de oynanması gerekirdi. Cumhuriyet Halk Partisi olarak böylesine önemli bir karşılaşmanın Atatürk’e husumet duyan bir ülkeye götürülmesini doğru bulmadık ve başından beri bu yanlışa itiraz ettik. Bugün de final maçını Suudi Arabistan’a götürenlerle birlikte bir bildiri açıklamayı doğru bulmuyoruz. Atatürk’e ve milli değerlerimize yapılan saygısızlıklara sebep olan pazarlıkların tarafı olanlarla aynı bildirilere imza atmayacağız. Cumhuriyet Halk Partisi sorumluları aklayacak işlerin içinde olmayacak kendi özgün tavrını ve tepkisini göstermeye devam edecektir. Aşağıda paylaştığımız bildirimizi kamuoyunun dikkatine sunuyoruz.
 
CHP’nin bildirisi şöyle: 

Süper Kupa finalinin Riyad’da oynanması kararının alınmasından itibaren CHP olarak bu kararın yanlış olduğunu defalarca belirttik ve bu karardan dönülmesini talep ettik. Bu talebimiz Cumhuriyetimizin 100. yılının kutlandığı bir ortamda böylesine önemli bir spor müsabakasının Türkiye’de bir şehirde oynanması düşüncesine dayanıyordu. Ancak iktidar tarafından bu tercih edilmedi ve birtakım finansal imkanlar uğruna böyle bir karar alındı.

Suudi Arabistan konusunda iktidarın ilkesiz tutumunun ne yazık ki bu ilk örneği değildi. İstanbul’da vahşi bir şekilde katledilen Cemal Kaşıkçı dosyasının Suudi makamlarına devredilmesi, bu olayların içinde adı geçen Suudi Arabistan Veliaht Prensi’nin Türkiye’de en üst düzeyde ağırlanması, şerefine sazlı-sözlü yemekler tertip edilmesi, uçağın kapısında karşılanıp – kapısına kadar uğurlanması, 90 yaşında Suudi kral öldüğünde yas ilan edip 12 Mehmetçiğimiz şehit olduğunda yas ilan edilmemesi iktidarın bu konudaki ilkesiz tutumunu gösteriyordu.

“Milletimizin tertemiz alnına kara bir leke çalınmaya çalışıldı”

Bütün bunların ötesinde Büyük Atatürk’ün “Ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim” özdeyişini de hatırlatarak sporcularımızın ve kulüplerimizin bu ahlaklı tutumunu takdir ettiğimizi belirtmek istiyoruz. Ancak ülkemizin en temel değerlerini bir tartışma ve pazarlık konusu yapan yöneticilerin ve iktidar mensuplarının ise bu ahlak anlayışından nasibini almadığını üzülerek görmüş bulunuyoruz.

Cumhuriyetimizin 100. yılında kirli pazarlıklarla milletimizin tertemiz alnına kara bir leke çalınmaya çalışılmıştır. Ancak milletimiz el birliği ile bu oyunu boşa çıkartmış, Atasına ve Bayrağına sonuna kadar sahip çıktığını göstermiştir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir